|
POZLAMANesneleri üzerine düşen ışığa bağlı olarak değişik renk ve renk tonlarında görürüz. Daha önce söz ettiğimiz gibi fotoğrafı çekilecek konuyla ilgili iki tür ışık vardır. Birincisi düşen ışık; nesneleri görülebilir hale getirir. İkincisi ise yansıyan ışık; düşen ışığın nesnenin üzerine çarpıp geri dönmesidir. Fotoğrafı çekilecek konunun fiziksel yapısı ve rengine bağlı olarak yansıyan ışığın şiddeti düşen ışıktan farklı olabilir. Filme ulaşarak görüntüyü oluşturan ve pozlamayı sağlayan, yansıyan ışıktır. Pozlama diye adlandırılan bu süreci, filmin ışıktan etkilenmesi diye de tanımlayabiliriz. Film objektif bir kaydedicidir. Sadece kendisine ulaşan ışığın şiddetine bağlı kararma tepkisi verir. Pozlamayı belirleyen dört temel etken; Renk, Yüzey Yapısı, Aydınlanma Şiddeti, Filmin Duyarlılığıdır (ISO). Doğadaki her renk üzerine düşen ışığı farklı oranlarda yansıtır. Koyu renklerin yansıtıcılık oranı düşükken, açık renklerinki daha yüksektir. Tüm renklere duyarlı üretilmiş Pankromatik karakterli siyah beyaz negatif film, farklı renkteki nesnelerden yansıyan ışınları beyazdan siyaha doğru koyulaşan gri tonlara dönüştürür. Aynı ışık koşullarında fotoğrafı çekilen siyah, kahverengi, kırmızı, pembe, beyaz yün yumakları filmin üzerinde açıktan koyuya doğru bir skala oluşturur. Fotoğraflanan cismin yüzey yapısı yansıtıcılığı etkileyen bir etkendir. Aynı renkteki biri pamuklu diğeri ipek iki kumaş düşünelim. Ya da aynı renkteki biri yağlı diğeri mat boyayla boyanmış iki kapı hayal edelim. Pamuklu kumaş ipeğe kıyasla, mat boya da yağlı boyaya kıyasla daha düşük yansıtıcılığa sahiptir. Bu nedenle onlardan yansıyan ışınlar filmi ipek kumaş ve yağlı boyalı kapıdan daha az etkileyecektir. Öte yandan aynı renk ve yüzey yapısına sahip oldukları halde farklı aydınlanma şiddeti etkisindeki iki cisim filmde farklı yoğunluklar yaratır. Aydınlanma şiddetinin etkisi gölgedeki açık tonlu bir konu ile, aydınlıktaki koyu bir konu üzerinde çok daha şaşırtıcı olabilir. Aynı ışık koşulunda açık ve koyu renkli iki cisim pozlandırıldığında, açık cisim koyu ile karşılaştırıldığında daha yoğun bir kararma yaratacaktır. Fakat aydınlanma şiddetindeki farklılık öyle olabilir ki, aydınlıktaki koyu cisim gölgedeki açık cisimden daha yoğun bir kararma düzeyi yaratabilir. Görüldüğü gibi yine önemli olan filme ulaşan toplam ışık miktarıdır. Film duyarkatının, fotoğraflanacak konu gerçeğine uygun ton dağılımı verebilmesi için belli miktarda ışığa maruz kalması, pozlanması gerekir. Bu miktarın altındaki pozlamalar düşük yoğunluklu (açık) bir negatif yaratırken, aşırı pozlandırmalar ise yüksek yoğunlukta (koyu) negatifler yaratacaktır. Her iki durumda da konunun ton dengesinde sapmalar ortaya çıkar. Bu nedenle doğru pozlandırma temel önemdedir. Özellikle renkli pozitif film kullanıldığında doğru pozlandırma çok daha fazla önem kazanır. Pozitif renkli filmlerin poz toleransı, siyah beyaz ve renkli negatif filmlerle karşılaştırıldığında daha sınırlıdır. Dolayısıyla renkli pozitif filmlerde en uygun diyafram ve örtücü değerlerini seçerek ideal pozlamaya olabildiğince yaklaşmaya özen gösterilmelidir. Filme ulaşan ışık miktarını, pozlamayı ayarlayabilmek için makinemizde iki farklı kontrol düzeneği vardır. Bunlar; Örtücü (obtüratör) ve Diyafram olarak adlandırılır. Fotoğraf makinesine giren ışık, kontrolsüz şekilde film yüzeyine ulaşmaz. Işığı miktar ve süre olarak kontrol etmek gerekir. Fotoğraf makinesindeki diyafram; ışık miktarını, örtücü ise süreyi kontrol eder. Yineleyecek olursak, iyi ve doğru bir fotoğraf elde etmenin birinci koşulu doğru pozlama yapmaktır. |
|||||
|
Copyright © 2008 uguronur.com
|
||||||