Fotografçılığın Tarihi
Fotografçılığın Temelleri
Fotograf Makineleri
Işık Kontrolü
Optik

Kollodyum Yöntemi-Archer

İngiliz heykeltraş Frederick Scott Archer (1813-1857) albüminle yapılan duyarkat yerine, alkol ve eter karışımı içinde pamuk-barut çözeltisi olan kollodyum maddesini keşfetti (1851). Archer’in duyarlı yüzeyi hazırlaması şöyleydi: Kollodyum iyotla karıştırılarak cam levha üzerine düzgün şekilde sıvanır. Alışımın bir süre pıhtılaşmasını bekledikten sonra gümüş nitrat banyosuna daldırılarak yüzeyde gümüş iyodür oluşturulur ve yüzey duyarlı hale getirilir. Böylece elde edilen duyarlı cam levha henüz yaşken fotoğraf makinesinde pozlanır ve aradan fazla zaman geçmeden üzerine pirogallik asit dökülerek banyo edilir. Daha sonra ise sodyum tiosülfat (sonraları potasyum siyanür) çözeltisiyle görüntü sabitleştirilir. Bu yöntemde banyo işleminin hemen yapılması gerekiyordu. Çünkü kollodyum katmanı sertleştikten sonra işleme tabi tutulamıyordu. Archer’ın buluşu yaş kollodyum yöntemi, Daguerreotype ve kalotipin yerini alarak 1880’e kadar yaygın biçimde kullanılmıştır. Yöntem fotoğrafçılığa yeni bir anlayış getirmiştir. Artık cam levhaların duyarlılığı çok artmış, pozlama süresi beş saniyeye düşmüştü. Negatiften alınan pozitif kopyalar çok başarılı, ton farklılığı ayrıntılıydı. Ayrıca ton değerleri net ve kesindi; ancak süreç uzun ve hâlâ çok malzeme kullanılıyordu.

Adı geçen yöntemde cam levhaların yaş iken pozlandırılması gerekiyordu. Bu nedenle özellikle dış mekânlar ve uzak yerlerde fotoğraf çekenler özel araçlara sahip olmalıydı. Özel donanımlı at arabaları ilk kez ortaya çıkan gezici fotoğraf laboratuarları olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde, Archer’in yöntemini kullanarak günlük yaşamda, savaşlarda ve Alp dağlarının çok başarılı fotoğrafları çekildi. Portatif, sırt çantasında taşınabilen fotoğraf makineleri ve sehpalar üretildi. Çekim için kullanılan fotoğraf makinesi ve diğer yardımcı malzemenin ağırlığı toplam 15-20 kilogramdır. (20.Resim)

İngiliz Richard Leach Maddox (1816-1902) 1871’de kollodyumun kuruyarak duyarlılığını kaybetmesini önlendi. Gümüş bromürden oluşan jelatin kıvamında bir duyarkatla kaplanan kuru levhalar aylarca, hatta yıllarca pozlandırılmadan saklanabiliyordu. Hatta pozlandırıldıktan sonra da saklanabiliyordu. Maddox sayesinde fotoğrafçılıkta kollodyumun yerini jelatin almıştır. Jelatin gümüş bromürle kaplı yeni levhalar, yaş kollodyum levhalara göre çok daha duyarlıdır. Pozlama süresi saniyenin dilimleriyle ölçülmeye başlanmıştır. Böylece fotoğrafçılar makinelerini ellerinde taşımaya başladı. Yine bu dönemde, ilk kez an fotoğrafı çekilmeye başladı ve fotoğrafçılık daha hızlı yayıldı. Avrupa’daki başkentlerde fotoğraf sergileri açıldı, fotoğraf dernekleri kuruldu. Fotoğraf makineleri hayatı, dünyanın farklı köşelerindeki yaşamı, savaşları görüntülemek için kullanıldı. Portre ve aile hatıralarının ötesinde belgeleme aracı olarak kullanılmaya başlamıştır…

Bu dönemde dünya teknolojik ve ekonomik yönden gelişmiştir. 1867’de elektrik, 1876’da telefon, 1879’da elektrik ampulü bulundu. Diğer önemli gelişme demiryolunun hızla yayılmasıdır. Şehir nüfusları artmış, üretim ve rekabet yoğunlaşmıştır. Fotoğraf bu gelişmelerden ayrı tutulamazdı.

Maddox’un kuru jelatin bromürlü cam levhaları seri olarak üretilmeye başlar. Fotoğraf çeken artık kendi negatifine sahip olabiliyordu. Kuru levha yöntemiyle fotoğrafçılığı endüstri haline dönüştürme çalışmalarına George Eastman’ın (1854-1932) ciddi katkıları olur.(Kodak’ın kurucusu) Eastman, 1880’da kurduğu işletmeyle, pozlanmaya hazır jelatin bromürlü cam levhalar satmaya başlar. (21.Resim) Eastman özel bir ortam içinde korunarak, seri halde satılabilecek duyarlı malzemeler üretmeye çalıştı. 1889’da gümüş bromür duyarkatıyla kaplanmış selüloit filmi geliştirdi. Bu aşamanın ardından cam levhaların yerine selüloit rulolar kullanıldı. Duyarlı malzeme hem makaralara sarılmış olarak hem de tek  yaprak halinde piyasaya sürüldü. Selüloit duyarkat, fotoğrafçılıkta gerçek anlamda diğer bir devrimdir. Bu gelişmeyle birlikte fotoğrafçılık herkese açılmıştır. Gümüş bromür duyarkatla kaplanmış selüloit filmler ve daha sonra ateşe dayanıklı olanları üretildi. 1950 ve 1960’larda ise günümüzde kullanılan polyster tabanlı filmler üretildi ve sonuç olarak cam levhalar tamamen kullanılmaz oldu. (22-23.Resim)

Not:İlk dönemde filmlerin altlıkları (emüsyonun üzerine sürüldüğü tabaka) selüloz nitrattı. Selüloz nitratın yanma noktası çok alçak olduğundan çabuk ateş alıyordu. Bu nedenle yanma noktası düşük emniyetli bir madde, selüloz asetat geliştirildi.

Copyright © 2008 uguronur.com