Fotografçılığın Tarihi
Fotografçılığın Temelleri
Fotograf Makineleri
Işık Kontrolü
Optik

FOTOĞRAFIN TARİHİ

İnsanoğlu ilk çağlardan bu yana, hayatını başkalarına aktarma veya hatıra olarak saklamayı düşünmüş, bunu da gerçekleştirmiştir. En basit örnek, mağara duvarlarına çizilen ilk resim ve şekillerdir. Mağara insanı; avda elde ettiği başarıyı ölümsüzleştirmek, belki övünmek için bu resimleri çizmiştir ya da başka bir nedenle bilemiyoruz… Ancak birazdan, söz konusu uğraşıların burada bulunma nedenimiz fotoğrafın doğuşuna nasıl hizmet ettiğini göreceğiz.

Bir süreç olan fotoğraf çekme işlemi fizik ve kimya bilimleriyle yakından ilgili. Optik yardımıyla görüntünün oluşturulması fizik, görüntünün kimyasal maddeler kullanılarak diğer bir yüzeye kaydedilip sabitlenmesi ise kimya bilimi sayesinde gerçekleşir.

Dört tarafı tamamen kapalı kutunun bir yüzeyine açılan iğne deliğinden giren ışık yardımıyla görüntü elde edebiliriz. (1. Resim) Plajda güneşlenip bir yandan da şekerleme yaparken muzip arkadaşınızın üstünüze küçük bir karton parçası bıraktığını düşünün... Ne olur? Tabii ki güneşten etkilenen yerler kızarmış ama kartonun altında kalan yerler beyaz kalmıştır! Söz konusu iki basit olaydan yola çıkarak fotoğrafçılığın teknik süreci kolaylıkla anlaşılabilir. Bütün fotoğraf makineleri ilk örnekte sözü edilen iğne deliği fotoğraf makinesi ilkesine göre çalışır (Birazdan açıklayacağım). Plaj örneği ise görüntünün ışığa duyarlı yüzeye kaydedilmesini anımsatır. Filmler, fotoğraf kağıtları ve karanlık oda işlemleri de bu sisteme göre çalışır. Fotoğrafçılıkta gümüşün ışık etkisiyle kararması ilkesinden faydalanılır. Günümüzde ise dijital fotoğraf makinelerinde kullanılan CCD ve CMOS olarak adlandırılan ışık algılayıcıları filmlerin yerini hızla alıyor. Ancak teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin ilke aynı; ışık yoksa fotoğraf olmaz. Nesnelerden yansıyan ışık, film veya ışık algılayıcılar tarafından yakalanıp daha sonra fotoğraf kağıdı (bilgisayar yazıcısı tarafından başka bir kağıda…) üzerine aktarılır. Aslında olay bu kadar basittir…

Fotoğrafçılığın tekniğiyle ilgili bazı temel noktaları öğrendiğinizde pek çok konuyu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Birincisi, yüzey üzerinde görüntünün oluşması ve bunun kaydedilerek sabitlenmesi. İkincisi, pozlama yani en basit şekliyle diyafram ve örtücü sistemlerinin çalışması. Üçüncüsü ise optik bakış olarak adlandırabileceğimiz, objektiften dünyaya bakma anlayışıdır.

Copyright © 2008 uguronur.com