|
DOĞRU POZLAMA İÇİN UYGUN BİRLEŞİMDar diyafram çapı / uzun süre filmin pozlanması durumu ile geniş diyafram çapı / kısa süreli pozlama, birbirinin aynısı sonuçların elde edilmesini sağlar. Buna karşın fotoğrafa yeni başlayan birçok kişi makinelerinin önerdiği değerlerden başkasını kullanmaz. Böylelikle fotoğrafları doğru miktarda ışık almış olsa bile yine de “doğru fotoğraf” olmayacaktır. Fotoğrafı çekenin de beğeneceği sonuçların elde edilebilmesi için uygun diyafram açıklığı ve perde hızı birleşiminin seçilmesi gerekmektedir. Her ayrı birleşimle elde edilecek fotoğraf farklı olacaktır. Dolayısıyla bir uygun birleşimler dizisi içerisinden en doğrusunun seçilerek ilgili değerlerin makineye bağlanması gerekmektedir. En doğru birleşimin ne olacağına fotoğrafında yaratmak istediği etkiye göre fotoğrafçının kendisi karar verecektir. Sözü edilen “fotoğrafta yaratılan etki” için seçimin makineye bırakılmaması gerekir. Uygun şekilde belirlenen pozlama değerleri birleşimi fotoğrafçının çektiği, yani yarattığı ile makinenin elektronik devrelerinin programlandığı yani otomatik olarak çektiği fotoğraf arasındaki farkı oluşturacaktır. Bu nedenle, diyafram açıklığı ve örtücü hızı arasındaki ilişkiyi sadece pozlama değeri olarak düşünmek eksik olur. Pozlama için belirli miktar ve süredeki ışığın filmin üzerine düşmesi gerektiğini belirtmiştik. Bunun için de diyafram değeri ve örtücü hızının belirlenmesi gerekir. Birbirleriyle karşılıklı ilişkili olan bu değerleri belirlerken göz önünde tutulması gereken etkenler vardır. Daha önce başlıklar halinde sıraladığımız pozlama değerlerini belirleyen etkenler şunlardır; Aydınlatma; fotoğrafı çekilen konunun içinde bulunduğu ışıklandırma koşulu. Aydınlatma kaynaklarının konuya yakınlığı, uzaklığı ve sert ışık, yumuşak ışık türünde olması pozlamayı etkiler. Konunun Yüzey Yapısı; fotoğraflanacak konu, dokusu ve ton değerine bağlı olarak üzerine düşen ışığı farklı yansıtır. Mat ve parlak dokulu, açık ve koyu renkli nesnelerin ışığı yansıtma miktarı, ışığa verdiği tepki farklıdır. Filmin Işığa Duyarlılığı; Fotoğrafçının kullandığı film düşük, orta ve yüksek duyarlılıkta olabilir. Filmin ISO (asa) değeri pozlama değerlerini belirleyen diğer etkendir. Konu Üzerindeki Aşırı Işık Farklılığı; Fotoğraflanacak konunun belli bölümünün çok aydınlık diğer yerlerinin gölgeli olması. Şimdi de pozlamayı etkileyen öğelerden hareket ederek bir konunun fotoğrafını çekerken diyafram değeri ve örtücü hızının nasıl belirlendiğini görelim. Örneğin; yürüyen bir kişinin öğleden sonra güneşli bir havada fotoğrafını orta duyarlıklı bir filmle çekeceğimizi düşünelim. Konu hareketli olduğu için örtücü hızı 1/125 veya üstünde olmalıdır. Pozometrenin belirlediği değer 1/125 – f5.6 olsun. Bu ayarlarla fotoğraf çekersek doğru pozlama gerçekleşir. Aynı pozlama yoğunluğunu aşağıdaki örtücü-diyafram değerleri de sağlar: 1/1000-f2, 1/500-f2.8, 1/250-f4, 1/125-f5.6, 1/60-f8, 1/30-f11, 1/15-f16 Yukarıda görülen karşılıklı değerlerin hangisi istenirse pozlama için o değerler kullanılabilir. Bu ikililer kullanılarak yapılan pozlamalarda ışığın niceliği aynıdır. Ancak niteliği farklıdır fotoğrafçı da bunu göz önüne alarak herhangi birini, amacına uygun olanı seçer. Örnekte, diyafram değerinin her değişikliğine uygun olarak, örtücü hızı değişmekte ve filme her durumda toplam olarak aynı ışık düşmektedir (aynı ışık koşulları ve aynı film kullanıldığında). Diyafram ve örtücü hızı yukarıda görüldüğü gibi birbiriyle ilişkili değişmezse pozlama bozulur. Söz gelişi 1/60-f8 yerine, 1/60-f5.6 değerleri ile fotoğraf çekilirse film diyafram değeri açısından bir kat fazla pozlanarak daha çok kararır. Eğer f11 olursa bir kat az pozlanır ve film gereğinden açık olur. Diyafram açıklığı ve örtücü hızlarıyla oynamak aynı zamanda fotoğrafı çekilen konunun yorumlanmasını sağlar. Seçilen diyafram değeri, alan derinliği yönüyle konunun belirli bölgelerinin net / netsiz olmasını etkiler (görüntüyü niteliksel etkiler). Örtücü hızı, harekete bağlı olarak, konunun net ya da netsiz olmasını sağlar (niteliksel). (Alan derinliği ve harekete bağlı netlik konuları üzerinde sonraki derslerimizde, yeri geldiğinde daha ayrıntılarıyla duracağız. Fotoğraf Dergisi 20.sayı sayfa 63 önemli) Fotoğrafını çektiğimiz konuların bazı yerleri yüksek ışıklı bazı yerleri az ışıklı ve karanlık olabilir. Üzerinde durduğumuz ışık dağılımı, doğru pozlamayla yani doğru diyafram ve örtücü değerlerinin uygulanmasıyla filmin duyarkatına kayıt edilir. Şöyle bir konu düşünelim, yeşillikler içinde insan boyunu aşan çam ağaçları, ağaçların önünde açık renk parlak giysili bir bayan ve en arkada mavi gökyüzü. Konunun ışık dağılımı da şöyle; bayan yüksek ışıklı gökyüzü orta derecede ışıklı, ağaçlar ışıksız yani karanlık. Görüldüğü gibi fotoğraflayacağımız konu içinde üç farklı ışık düzeyine sahip bölge vardır. Böyle bir fotoğrafta; orta ışıklı mavi gökyüzü ortalama ton, yüksek ışıklı bayan açık ton ve gölgeli çam ağaçlarının koyu ton olarak ortaya çıkması gerekir. Her üç ton değerinde de detay vardır. Ancak detayın ton değerleri farklıdır. Fotoğraf çekenler örnekte belirtilen durumların çok daha karmaşık olanlarıyla karşılaşır. Her durumda doğru pozlama alınması isteniyorsa, uygulanması gereken basit bir teknik vardır. Orta ton değerindeki gri renk, pozlama açısından en uygun yansımayı sağlar. Fotoğrafı çekilecek konu belirlendikten sonra bakış açısının kapsadığı alan içine konulan orta gri karton üzerindeki ölçüm alındığında doğru pozlama değeri elde edilir (piyasada gri kart olarak hazır satılan ve %18 yansıtıcılığa sahip materyaller vardır). Tabii ki örtücü hızı belirlenirken bayanın hareketli olup olmadığını dikkate almalıdır. Bir diğer konu düşünelim; açık renk parlak giysili bayan, açık mavi bir duvarın önünde durmaktadır. Bayan ve duvarın ışık düzeyi aynıdır. Bu örnekte konu ve fon açısından fazla ışık farkı olmadığı için doğru pozlama sağlayacak diyafram ve örtücü hızı belirlemek sorunsuzdur. Pozometrenin verdiği pozlama değeri hem bayan hem de duvar için doğru olacaktır. Günümüzde kullanılan gelişmiş makinelerde ışık ölçüm sistemi (ışıkölçer, pozometre) yer alır. Işıkölçer, fotoğrafı çekilen konudan filme ulaşan ışığın gücünü ölçer. Buna göre kullanılacak diyafram ve örtücü değerleri ortaya çıkar. Pozometrelerle doğrudan konudan yansıyan ışığı veya ortalama, yüksek ışıklı ve gölge alanlarının değerini ölçmek mümkündür. Bu ölçümlere göre diyafram-örtücü değerlerini sistem otomatik olarak belirler. Birinci örnekteki konu için; yüksek ışıklı alanlara göre ölçüm yapıp pozlama değerlerini belirleyerek çekersek, bayan normal ton değerinde, bulutlar biraz koyu, çam ağaçları koyu ton değerinde olur. Ortalama bir ölçüme göre pozlama değerlerini belirlersek, bulutlar normal, bayan açık, çam ağacı koyu tonlu olur. Gölgeye göre ölçüm yaparak pozlama değerlerini belirlersek çam ağacı normal, gökyüzü açık, bayan ise çok açık ton değeri olarak çıkar. Pozlama fotoğrafçılığın temel konusudur. Pozlama değerlerini belirlemek için fotoğraf makinelerinde çeşitli ışık ölçüm sistemleri vardır. Konunun üzerindeki ışığı ortalama olarak ölçen, aydınlık yerleri ya da karanlık yerleri ölçen sistemler çoğu makinede var olan sistemlerdir. Kullanılan makinenin ışık ölçüm sistemini öğrenmek doğru pozlama yapmak için çoğu zaman yeterlidir. Anlaşılacağı gibi, çekim anı için kullanılacak yalnızca tek birleşim yoktur. Diğer birleşimlerin değerlendirilebilmesi için zaman ayrılmalıdır. Her çekim öncesinde değişkenleri değerlendirmeye ilişkin harcanacak zaman, makineye hakimiyeti ve yaratıcı sonuçlar elde edilmesini olanaklı kılar. Her uygun birleşim aynı ve doğru miktarda ışık almış fotoğrafın ortaya çıkmasını sağlayacaktır ama birleşimlere bağlı şekilde her fotoğrafın yarattığı etki farklı olacaktır. Poz kontrolünün en basit hali, tek değişken üzerinde çalışılmasıdır. Örneğin perde hızı ile ilgileniliyorsa ışık durumunun gerektirdiği diyafram açıklığının ikinci derecede önemli olduğu kabul edilmelidir. Tersine, eğer diyafram açıklığı birincil derecede önemli değişkense makine ışıkölçerinin ortamdaki ışığı değerlendirerek belirlediği perde hızı ile çalışmaya razı olunmalıdır. Tek değişken üzerine yoğunlaşıldığı zaman diğer değişken üzerinde pek fazla fotoğrafçı kontrolü olamayacağı kabul edilmelidir. İkincil derecede önemli değişken için makine ışıkölçerinin otomatik belirleyeceği değer ile çalışılmak istenmiyorsa, kabul edilebilir olan belirleninceye değin birleşim çiftlerinin değerlendirilmesi gerekir. Tatmin edici, fotoğrafçıya göre açıklanabilir doğrulukta fotoğrafı yaratabilmek için uygun birleşime ulaşılamıyorsa o fotoğrafın çekilmemesi tercih edilebilir. Çok karışık ışık koşullarının olduğu durumlar buna örnek olabilir. Veya şöyle bir manzara düşünün; bir gece pencereden bakıyorsunuz, ön tarafta ışıksız bir ağaç silueti (çok az ay ışığıyla aydınlatılmış) gökyüzü koyu ama berrak ve oldukça vurgulu bulutlar gökyüzünde hareket ediyor. Daha önce de belirtmiştik gözümüz mükemmel yapıda bir organdır ve tasvir etmeye çalıştığım bu manzarayı olanca güzelliğiyle algılayabiliriz. Ancak böyle bir manzara karşısında fotoğraf makinemize hangi diyafram ve örtücü hızını yüklersek yükleyelim gözümüzün algıladığı görüntüyü ışığa duyarlı yüzeye kaydedemeyiz, maalesef! Yapabileceğimiz yegâne şey, teknolojinin olanaklarını kullanıp bir fotoğraf işleme programından yardım almak olabilir ya da gördüğümüz manzaranın resmini çizmek… |
|||||
|
Copyright © 2008 uguronur.com
|
||||||